2021 Yılında Türkiye'ye Gelmiş Yeni Viskiler

2021 Yılında Türkiye'ye Gelmiş Yeni Viskiler

Merhaba, her ne kadar 2020 kadar kötü olmasa da, inanılmaz parlak bir yıl geçirdiğimiz elbette söylenemez.

Bununla beraber konu viski olunca, ülkemiz 2021 yılında çok ilginç, çok lezzetli ve sıradışı viskilerle de buluştu. Yıl boyu çoğunu tattığım, atölyelerimde konuklarımızla birlikte tattığım, kimini henüz içmediğim ama tümü bu yıl içerisinde ülkemize gelmiş viskilerin bir listelemesini yapmak istedim. Şüphesiz eksikler olabilir, onları da siz değerli okuyuculardan gelen yorumları takiben ekleyeceğimi söylemek isterim.

Tüm yorumlar özneldir, biraz uzun bir yazı oldu ama keyifli oldu.

Şimdiden tüm herkesin yeni yılını kutlar, sağlıklı, lezzetli zamanlar dilerim. Slainte!

Chivas Extra 13



Chivas Extra ilk çıktığında, üzerinde yıl yazmıyordu, aslında çok daha önemli değildi keza üzerini çize çize bol Olorosso şeri fıçısı görmüş maltı içerdiğini biliyorduk. 2014 gibiydi, aradan geçen 5-6 yılda o viskiyi hem evde tükettim hem de atölyelerimizde birlikte keyifle içtik. Henüz yılı dolmadan ülkemize de gelen Chivas Extra -ama bu sefer 13 yaş ibaresiyle- için aslında biraz şöyle düşündüm, pek bir farkı yoktur ama pazar için hiç de az olmayan bir yaşı özellikle belirtmişlerdir. Beklediğim gibi çıkmadığı, daha iyisi oldu, klasik Extra'ya göre çok daha doygun bir damağa sahip.

Belki burunda aynı ancak daha kıvamlı ve kesinlikle daha uzun bitişli bir viski. Aslında yeni Extra serisinde farklı içki sınıflarının fıçıları kullanılmış ekspresyonları da var ve biri daha çok tazeTürkiye'ye geldi. Yazının devamında bulabilirsiniz.

Yeni ve daha güçlü 13 Extra'nın yanında da en azından ülkemizde ucuza bulabildiğimiz nadir ürünlerden iyi birkaç portakalı fırında kuruttum, sonra soğuttum ve eşlikçi yaptım. 

Ardbeg 5 Wee Beastie



Kasım 2021 itibariyle, dünya lansmanından henüz birkaç ay geçmişken ülkemizde de satışa sunulan Ardbeg’in yeni 5 yıllık şişelemesi Wee Beastie. Öncellikle genel kanının aksine bu kadar sevdiğim damıtımevlerinin amiral gemilerinden daha genç şişeleme yapmaları beni ürkütür, misal hemen Ardbeg 10 yerine mi hazırlanıyor diye düşünmedim değil.

Bunu daha önce de düşündüğüm ve maalesef haklı çıktığım zamanlar olmuştu, bu sefer hem yurtdışından hem de ülkemizdeki yöneticilerinden öğrendiğim kadarıyla öyle bir durum yok, ben onların yalancısıyım. Yine genel kanının aksine, ben 5 yıllık bir Ardbeg’in inanılmaz vahşi bir viski olacağını düşünmüyordum keza 5 yıl gibi kısa bir süre zarfında, zaten vahşi karaktere sahip bir damıtımevinden yine vahşi bir iş çıkarmak çok zor değil, özellikle damıtımcı profilini de düşününce, Ardbeg’in çoğu insanı şaşırtacak bir şişesini içeceğimizi düşündüm, güvenerek takip ettiğim birçok dostumdan da bunun doğrulandığını görünce sevindim.

Ardbeg Wee Beastie, yaşından da dolayı, tabii küçük canavar-yaratık diye Türkçeye çevirebileceğimiz bir isme sahip ancak bence işin esprisi onunla sınırlı değil. İskoçların wee dram ismini verdiği, bi teklik, bi yolluk diye tabir edebileceğimiz anlama da geliyor, belki benim için. Açık sarı renkte, ex-bourbon fıçılarda dinlendirilmiş Wee Beastie, bana ilginç kokular verdi, biraz safran, biraz ekşi yeşil elma, şaşırtmayan is ve eski deri kokusu. Damakta o kadar yağlı değil, yani bir Corry veya Uigi gibi tok bir damak beklemeyin. Bu aynı zamanda benim “kolay içimli” viski listeme de giriyor. Bir Ardbeg klasiği olarak tane karabiberi belki ısırdığınız anı yaşatıyor. Damakta uzun değil, hatta kısa diyebilirim ama leziz. Yine bu tercihe göre iyi veya kötü bir durum. Çoğu zaman yormasın da keyifle bir yudum daha alayım diyorum içtiğim viskilerde. Günün sonunda, yukarıdaki fotoğrafı belki binlerce kişi görecek, yüzlercesi beğenecek ama çok azı belki sıkılmadan yorumun şu noktasına kadar gelecek. Zaten eğer geldiyseniz, tebrikler, iflah olmaz bir viski tutkunusunuz demektir, bunun da devamını, kendiniz bir şişe alarak ya da bir kadeh içerek devam ettirin. Tarçınlı kek de yanına pek yakışıyor.



Ek olarak Ardbeg serisinden bu yıl içerisinde, çok çok az sayıda gelmiş, 19 yıllık Traigh Bhan Batch 3'ü de atlamayalım. Ben denk gelmedim ama gelenler var. Daha önce içtiğim birçok yaşlı Ardbeg'i düşününce, her ne kadar yükske fiyatlı da olsa fiyat/performans sizi üzmeyeceğini düşünüyorum.


Benriach The Original 10 



Benriach'ın ülkemize satılmasına sevindiğimi söyleyebilirim, bölge olarak belki ülkemizde bu bölgenin dünyadaki en çok satılan örnekleri satılsa da sıradışı koku ve damak profil serisiyle Benriach mutlaka her viski severin kendi damağını geliştirmek adına en az bir defa denemesi gereken damıtımevlerinden biri. İçtiğim günü de hatırlıyorum. Benim için gayet sakin bir Perşembe günüydü ve kadehimde de gayet sakin, gayet keyifli giden bir İskoç maltı, Benriach 10 Three Cask Matured vardı.

Amerikan bourbon, İspanyol şeri ve "virgin oak" olarak tabir edilen, içine ilk defa alkol doldurulan ak meşe "sıfır" fıçılarda en az on yıl dinlendirildikten sonra, ustalıkla evlendirilerek şişelenmiş bir viski. Sıfır fıçılar, içi biraz yakılarak kullanılıyor. Yaklaşık 150 derecelik bu ısı fıçı dokusundaki selülozu şekerleştirerek karamelize diyor ve aslında pratikte, günün sonunda bizim gibi sıradan viski içicileri için anlamı aslında daha çok vanilya benzeri kokular ortaya çıkarması. Bu zaten bourbon dinlendirilecek fıçılar için de geçerli tabii ki, buradaki tek fark içine bourbon girmeden ilk olarak İskoç viskisinin girmiş olması.

Bu da, kolay içimli ama damakta hafif çiğnenebilir yapısıyla bu Benriach'ı güvenilir bir günlük malt haline getiriyor.

Benriach The Smoky 10



Hemen yine ülkemize gelen seriden bir başka BenRiach ile devam edelim. Yurtdışına çıkan dostlarıma da ara ara önerirdim, aslında mantık olarak Türkiye'de varolan viskilere daha ekonomik şekilde ulaşmanın ilk amaç olmaması, damağınızı geliştirmek ve farklı tatları denemek olmalı benim için.

Misal 10 yıllık bu Speyside maltı, bourbon, sıfır meşe ve içinde daha önce rom dinlendirilmiş fıçılarda bekletiliyor. Bununla birlikte Speyside turbası kullanılarak kurutulan malttan damıtılıyor.

Kulağa ilginç geldiği kadar damağınıza da ilginç geliyor. Farklı viskileri denemek her zaman kazandırır. Belki siz farketmezsiniz ama burnunuzu kandıramazsınız, o size sonsuz teşekkür edecektir.



Ek olarak Türkiye'de bir üçüncü ve yine pek beğendiğim 12 yıllık Benromach The Twelve'nin de satılmaya başlandığını yazmak isterim. İspanyol şeri, Amerikan bourbon ve Portekizin Porto şarabı fıçılarında dinlendirilen, %46 gibi gayet cömert ve tatmin eden bir alkol oranına sahip iyi bir malt.

Longmorn 18



Amerika'nın üzüm bağları bölgesi Napa Vadisi'nde şaraptan küçük bir servet elde etmenin kolay olduğu, bunun için sadece ortaya büyük bir servet yatırmak gerektiği söylenir.

Aynısı ve hatta daha da cüretkarı viskiye de uyarlanabilir. Yüz yıl dahi geçse viskinizi ağzının tadını çok iyi bilenler dışında pek kimse tanımayabilir. Longmorn da işte tam olarak o kategoride olacak ki "Secret Speyside" serisi içerisinde, Braes of Glenlivet, Glen Keith ve birkaç paylaşım öncesine giderseniz görebileceğiniz kapanmış damıtımevi Caperdonich ile birlikte yer alıyor.

18 yıllık, %48 alkollü, double cask bu özel malt viski ülkemizde yaklaşık altı-yedi ay önce çok limitli sayıda piyasaya çıktı, hala kalmış mıdır bilemiyorum ancak bu inanılmaz tok damaklı viski için şansınızı deneyebilirsiniz.



Longmorn'un ülkemizde yine bir başka şişesi de satılıyor. 23 yıl boyunca hogshead fıçılarda yıllanmış bu viski 48 derece alkollü, soğuk filtrasyon görmemiş. Elbette fiyatı biraz yüksek. Her günün viskisi değil.

Jack Daniel's Legacy Edition No:2



Tasarımlar da hikayeye dahildir. Bir şişenin üretimden tutun da tarihine kadar hikayeleri her zaman çok ilgi çekici benim için.

Jack Daniels'ın Legacy serisi de etiket tasarımıyla pek başarılı. Serinin ilkinde 1900'lerin yeşil etiketini kullanmışlardı, bu gördüğünüz ikinci edisyonda ise siyahtan vazgeçememişler. 2020 kazanımlarından biri. Şüphesiz klasik Old No 7'ye küçük bir alkol oranı dokunuşu ile %43'e çıkınca içim keyfinde de kendini çok belli ediyor.

Aynı White Rabbit ve Red Dog Saloon edisyonlarında olduğu gibi.

Şüphesiz limitli olması, açıp içilmeyeceği anlamına gelmiyor, hiçbir zaman hiçbir viskide gelmediği gibi.



Ek olarak ülkemize çok kısa bir süre önce satışa sunulan, Jack Daniel's Tennessee Fire'ı da yazmadan geçmeyelim. Teknik olarak bir viski değil, içinde Jack Daniel's Old No:7 kullanılmış bir tarçın likörü.

Aynı Tennessee Apple ve Honey'in olduğu seriden. Kokteyl yapmak o kadar kolay bir iş değil ama özellikle soğuk kış günlerinde tarçın liköründen enfes tarifler çıkabilir. Ya da benim çoğu zaman yaptığım gibi Jack Daniel'sin bu serisini soğutarak sek içebilirsiniz.

The Glendronach 12



The Glendronach, The Glendronach. Yıllar önce içtiğim ilk günden bu yana ülkede satılmasını istediğim, hayal ettiğim bir viskiydi. Elbette o zamanlar böyle viskilerin, böyle döviz kurları ile beraber geleceğini de bilmiyordum.

Dünyada şeri fıçı kullanımını en iyi yapan damıtımevlerinden biri. Yaz, kış, denizde, karada, havada içilir.  Hatta v
iski yalnız içilir derlerdi eskiler ve eskilerden beri onlara hiç katılmadım.

Elinizde harikulade bir viski, önünüzde deniz, arkanızdan şiddetle esen bir karayel varsa, kim kendine yalnız diyebilir ki?

Jameson Cold Brew



Gelelim biraz İrlandalı dostlarımıza. Aslında hep söylerim viskimin içine kola sevmem, soda sevmem, gazoz sevmem ve kahve de sevmem. Çoğu zaman katıldığım davetlerde, dünyaca ünlü barmenlerimizin kokteyllerinin yanında dahi çaktırmadan bir sek viski rica etmişliğim vardır.

Yazın ortasındaki bir haftam tam bir yazlıkçı edasıyla geçerken, İrlandalı Jameson'un yeni ürünü Cold Brew'in da ülkeye gelmesiyle hemen denendi tabii. Açık konuşayım sevgili eşim çok sevdi, annem sevdi, babam sevdi.

Hiç öyle kokteyl işine de girmeden, buz gibi ve güzel bir okey masasında, akşamüstü serinliğiyle birlikte epey keyifli oldu. O kadar farklı damak tatları olan sevdiklerimin hepsinin beğenmesiyle ben de evde bir şişe her daim bulundurmamım şart olduğunu anladım. Çaktırmadan da bir iki kadeh yuvarladım. Jameson Cold Brew aslında %30 alkollü ve viski olarak adlandırılamayan bir içki.

İlk olarak 2018'de çıktı ama bazen hatta çoğu zaman dünyada yeni çıkan şişeleri onyıllar sonra ülkemizde görmeye alışık olduğumuz için bu içkinin de bizim marketlerimizde satılması için, bizlerin hiç farkında olmadığı zorluklarla uğraşmış herkese teşekkür ederim.

Viskinin içine kahveyi kabul etmeyebilirim ama kahvenin içine biraz viski diye bakarsak bu sefer lık lık gidiyor.

Redbreast 21



İrlanda'nın dünyaya kazandırdığı en güzel şeylerden biri Guinness ise biri de Redbreast. Single pot still türündeki bu müthiş viskinin 21 yıllığı da 2021 kazanımlarından biri oldu ülkedeki viski sever dostlar için.

Benim için her ne kadar cask strentgh 12 serisi bu damıtımevinin en üst noktası olsa da gerek 15 (hiç gelmedi) gerek 21 yıllık Redbreastlar sadece İrlandalılar içinde değil, tüm dünya viskileri arasında ilk başlarda geliyor benim için.

Fiyatı elbette yüksek, yine her günün viskisi değil.

The Glenmorangie X



Bu kokteyl dolu görsel de ne derseniz, direkt basın bülteninden derim. Glenmorangie'nin yeni şişesi X biraz inovatif bir bakış açısıyla üretilmiş. Dünyanın önde gelen barmenlerinin fikri alınarak üretilen bu şişe kendilerinin de deyimiyle, karışım-kokteyl için yapılmış.

Barmenlerin fikriyle üretilen bir başka şişeyi Monkey Shoulder'ın Smoky Monkey şişelemesinden de hatırlayabiliriz. İyi bir kokteyl yapan bir yerde deneyeceğim ya da kendim bir şeyler deneyebilirim, o bakımdan henüz bir fikrim yok ama kokteylinizle oynamak için iyi bir viski derseniz yine Glenmorangie'den pek zayıf viski çıkmaz derim. Alkol %40.



Yine ek olarak The Glenmorangie'den Malaga Cask şişelemesi de her ne kadar henüz bulamamış olsam da yeni gelen single maltlardan. Bunu kısa sürede yakalayıp yılbaşından önce yazıyı editleme planım var. Barrel Select Release serisi, Malaga şarap fıçılarında dinlendirilmiş, %47.3 alkollü bir Glenmorangie, gerçekten ağız sulandırıyor.

Glenglassaugh Revival




Yağmurlu ve dingin bir güne eşlik güzel bir viski. Glenglassaugh Revival, yeni gelen damıtımevinin iyi bir şişesi, eski bourbon ve eski kırmızı şarap fıçılarında dinlendirme sonrası bitişi İspanyol şeri fıçılarında tamamlanan bir Highland maltı.

Damıtımevinin 20 yıl kapalı kalması sonrasında 2000 yılında ilk damlalarını damıtmasına ithafen yeniden doğuş (revival) ismini bu şişeye veriyor. Kırmızı erik, çikolata ve meşe kokularıyla, damakta tok bir hissiyatı olan bir viski benim gözümde. %46 gibi cüretkar alkol oranı ve soğuk filtrasyona tabii olmuyor ve gerçek renginde kadehimize geliyor.

Özellikle viski damağı konusunda, kendi deneyimlerini geliştirmeye özen gösteren arkadaşlarımın mutlaka denemesi gereken bir malt.



Glenglassaugh'un, Evolution ve Torfa isimli iki farklı viskisi de yine 2021 yılı içinde ülkemizde satılmaya başlayan viskilerden.

Atölyelerimde de sık sık yer verdiğim bu iki ekspresyondan Evolution, özel olarak seçilmiş Tennessee viskilerinin fıçısında dinlendiriliyor ve alkol oranı tam %50. Torfa ise, yine %50 alkollü, baş damıtımcı Dr. Rachel Barrie'nin özel olarak bahsettiği viskilerden biri. Barrie ile bu viskiler üzerine sohbet etme şansım olmuştu, okumak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Compass Box




Compass Box bir bağımsız şişeleyici firma. Sadece 2000 yılında Johnnie Walker'da eski bir pazarlama direktörü olan Amerikalı girişimci John Glaser tarafından kurulan firma aynı zamanda viskide bilgi edinme hakkını savunan bir manifestoya da sahip. Yani içtiğiniz bir harman viskide, bir malt harmanında, içinde hangi viskiden ne oranda ne kadar var bunları bilmek tüketicinin hakkı diyorlar. Kendi şişelemelerinde de her zaman açık olarak bu bilgileri tüketiciler ile paylaşıyorlar. Herhalde Türkiye'de satılacağını hiç aklıma getirmediğim bir firmaydı.

Hem viski arkadaşım hem de gerçek bir viski sever olan sevgili Mustafa Orman, kendi kurduğu ithalatçı firma TWS üzerinden bu viskileri Türkiye'ye getirmeye başladı. Ne de güzel yaptı.

Compass Box için ayrı ve uzun bir yazım kaleme almaya devam ettiğim için, bu müthiş viskileri tek tek ayrı anlatacağımı belirtmek isterim. 

Yine de Artist Blend ve Glasgow Blend harmanları, The Peat Monster, The Spice Tree ve The Spaniard, mutlaka ama mutlaka denemeniz gereken viskilerden olduğunu yazmadan atlamak istemem.

Chivas Extra 13 Tekila Cask



Yazının ilk viskisinde de bahsettiğim gibi Extra serisinden tekila fıçısı görmüş viski şişelemesi de henüz yeni ülkemizin içki dükkanlarında yerini almaya başladı.

Bu viskiyi de herhalde birkaç güne içip yorumlarım ancak zaten çok firmanın tekila fıçı kullandığını düşünüyorsanız ve bir farklılık arıyorsanız, kimsenin yorumunu beklemeden gördüğünüz yerde alınız derim. Alkol oranı %40.

Johnnie Walker Origin Series



Johnnie Walker Origins Series içindeki dört viskinin ikisi de ülke pazarına girdi. Islay serisi bir blended malt ve en az 12 yıllık olmak üzere içerisinde Lagavulin ve Caol Ila bulunduran iyi bir viski. %42 alkol oranı ve bir litre avantajıyla aynı zamanda tüketici dostu bir şişeleme. Gayet lezzetli, zaten içinde Caol Ila olan bir şeyi lezzetsiz yapmak da herhalde zor olsa gerek, en azından bana lezzetsiz gelemez.

Highlands ise içinde enfes Clynelish ve Teaninich bulunduran bir Highland blended malt viskisi. Benim ikisi arasında daha çok sevdiğim bu oldu, daha çok her günün viskisi tadında. Çok başarılı bir harmanlama. Yine tüketici dostu bir şişe ve bir litrelik, %42 alkollü.

Chivas XV Balmain



Chivas'ın artık bir klasik hale gelmeye başlayan ve çok keyifli şişelemesi XV, 15 yıllık, Fransız Champagne bölgesinin fıçılarında dinlendirmenin bir kısmını geçiren güzel bir viski. Moda devi Balmain ile özel "limitli edisyon lüks şişeleme" üretmişler.

Drop 1 ve Drop 2 isimli iki ayrı şişeleme desem daha doğru olacak. Türkiye'de satışa çıkmış.

Özel bir hediye için veya koleksiyon için değerlendirilebilir. Özel bir şişe için fiyatlar da uygun tutulmuş ona şaşırmadım desem yanlış olur. Bir edisyondan 100 şişe (dünya toplamı 1000 şişe), diğerinden ise 500 şişe gelmiş. Yani almak isteyen olursa elini çabuk tutabilir.

Ballantines 7 Bourbon Cask



Öncelikle Ballantine's benim için duygusal, unutulmaz bir markadır. Buradan içinde Ankara soğuğu, Fenerbahçe tribünleri olan hakkında yazdığım bir yazıya ulaşabilirsiniz.  Ballantine's 7 ise yeni bir ekspresyon, Türkiye'ye de bu yıl içerisinde geldi.

Yıl ibaresinin yanı sıra klasik harmanı ekstradan Amerikan bourbon fıçılarında dinlendirdikleri, klasik Ballantines'e göre daha tatlı ve daha kolay içimli, bu şartlarda pazar için ekonomik diyebileceğimiz viskilerden biri. Çeşitlilik her zaman iyidir.

Şimdilik bu kadar, içmediğim bazı viskileri ekleyeceğim, eğer aklımdan çıkanlar olduysa onları da ekleyeceğim.

Mutlu yıllar, slainte!
2022 © ViskiGurme