Viski Dünyası Ve Geyikler Üzerine Bir Derleme
Viski Dünyası Ve Geyikler Üzerine Bir Derleme
Merhaba,

Hiç canlı bir geyik bir görüp birkaç saniyeliğine bile olsa bakıştınız mı bilmiyorum ama herhalde bu dünyada yaşanabilecek en özel anlardan biridir, en azından benim için.

Bu yazımız gerçekten geyikler hakkında ve onların viski dünyasındaki yerleri hakkında bir yazı olacak. Başka hiçbir hayvan yoktur ki, geyikler kadar özellikle İskoç viskisinde ve hatta dünyanın diğer kıtalarındaki başka ülkelerde damıtılan viskilerde bu kadar önemli, incelikli ve güzel bir yeri olmasın. Yaklaşık on dakikalık bir okuma olacak, hoşgeldiniz diyerek başlayalım.
 
Geyikgiller aslında bir familyaya verilen isim. Birçok farklı geyik türü var ve çift toynaklılar adı verilen gruptaki birçok hayvana da ortak olarak geyik denebiliyor. Kızıl geyik var, karaca var, Ren geyiği var, sığın, akkuyruklu, munçak, benekli, ala, pudu ve hatta bembeyaz, dünya dışından gelme gibi duran geyikler bile var. Peki bir viski kültürü sitesinde geyik üzerine ne kadar bu kadar uzun bir girişe sahip yazı bulunuyor, çünkü viski dünyasında bu hayvan çok çok önemli.

Birçok mitoloji ve efsanede yer alıyor; ki bazılarına değineceğiz, hatta Türklere Ergenekon’a girişte, Hunlara Batı’ya göçlerinde dişi bir geyik yol gösterdi derler. Oradan Orta Asya’ya Göktürkler ismiyle yayılan bir tarih. Viskiye dönelim.
 
Öncelikle Glenfiddich’ten başlayabiliriz, dünyanın en çok satılan malt viskisi birinci sırada bahsedilmeyi hakediyor. Ama Glenfiddich’e gelmeden önce şu glen kelimesini konuşmamız lazım.
 
“Glen” İskoç Galcesinde vadi demek. Yani aslında “glen” ile başlayan ve çok aşina olduğumuz birçok damıtımevi (viskinin) ismi bir mekandan geliyor. Misal İskoçya’nın ilk resmi lisanslı viski damıtımevi olan Glenlivet, Livet nehrinin kıyısındaki vadi olarak çevirilirken, yine Galceden mòr na sìth yani huzur eklentisini alan Glenmorangie de huzur vadisi olarak çevrilebilir.

Son dönemlerin ki benim de enfes bulduğum ve favori viskilerimden olan Glendronach böğürtlen vadisi, Glen Elgin ise yine eski İskoç Galcesinden kaynakla Küçük İrlanda Vadisi şeklinde çevrilebilir. Glen ile başlayan ya da bir başka deyişle “vadisi” olarak biten birçok viski ismi var ancak burada hepsinden bahsetmeyeceğim.
 
Gelelim Glenfiddich’e. 1887 yılında, William Grant tarafından ki viski üretmeyi zamanının Mortlach Damıtımevi’nde öğrenerek para biriktiyor ve sonra kendi damıtımevini açıyor, Dufftown ilçesinde yani İskoçya’nın Speyside Bölgesi’nde kurulan bu damıtımevi, bugün dünyanın en büyük viski üreticilerinden biri.



Glenfiddich Damıtımevi, İskoçya, pagodanın tepesine dikkat.

Hatta şöyle söyleyebiliriz, eğer değişmediyse, dünya üzerindeki “her duty free” rafında bulabilme olanağımız var. William Grant, zamanında Livet nehrinin kıyısındaki vadiye kurduğu bu damıtımevine, civardaki geyik sayısının çok fazla olmasından dolayı gerçekten de viskisinin ismini bölgeye paralel olarak Glenfiddich yani Geyikler Vadisi olarak koyuyor.
 
Ne kadar fazla olabilir ki diye sorarsanız eğer size şu an için İskoçya’da yaşayan canlı geyik sayısının yaklaşık 800.000’lerle ölçüldüğünü hatırlatmak isterim.
 
Dünyanın en çok satılan “single malt viskisi” üçgen ve yeşil renkli şişedeki Glenfiddich 12 dahil tüm Glenfiddich ekspresyonlarında geyikli amblemi görebilirsiniz.



Tatma şansı bulduğum eski nesil bir Glenfiddich 21, rom fıçılarında dinlendirilmiş. Enfes kokuyordu.
 
Tabii İskoçya’da geyik ve viski konusu Glenfiddich ile sınırlı kalmıyor. Bir başka single malt viski üretici olan Dalmore’un da bir hikayesi var. Hikaye veya efsane diyelim buna, Efsaneye göre, 1200’li yılların ortasında İskoçya’ya uzanıyoruz.
 
Dönemin İskoç kralı 3. Alexander, bir av gezisine çıkıyor ve ona refakat edenlerin arasında, yine dönemin güçlü klanlarından MacKenzie Klanı’nın lideri, Colin of Kintail, kralın hayatını kurtarıyor. Kralı ezip geçerek öldürmeye çalışan devasa büyüklükte bir geyiği vuran klan lideri sayesinde, kraldan bir onur nişanı alıyorlar.

Bu nişan, 12 boynuzu olan gümüş bir geyiği bayraklarında, flamalarında veya istedikleri her üretimde kullanmalarına izin veren bir nişan. Gel zaman git zaman, elbette yüzyıllar sonrasında da olsa, viskilerinde de kullanıyorlar.



Dalmore King Alexander III

Bugün herhangi bir Dalmore şişesinde bu bahsettiğim geyik kabartmasını görebilirsiniz. (Sonrasında King Alexander III ismiyle bir viski de ürettiler ama aile kökenleriniz o klandan gelmediği sürece o parayı vermenize gerek yok bence. Hatta viskiyi Fransız kırmızı şarap, Maderia, İspanyol şeri, Marsala, Portekiz port şarabı ve Amerikan bourbon fıçılarının tümünde dinlendirdiler, bir bizim meşe rakı fıçısı eksik kaldı).
 
Beyaz Geyik Efsanesi
 
Gelelim beyaz geyiğe. Dünyada sadece 100 tane kaldığı tahmin edilen bu geyik de viski dünyasının çok önemli sembollerinden biri. Göz renklerinin değişmediği albino olarak değil farklı sınıflandırılan beyaz geyikler gerçekten varlar ve hep var oldular. Hatta şöyle diyebilirim, henüz Harry Potter patronus büyüsünde bunu çıkarmadan, Hobbit filminde endam-ı arz etmeden yüzyıllar öncesinde dahi, beyaz geyik her zaman efsaneydi.


 
Beyaz geyik, aslında buna biraz hafif parlayan beyaz-gümüş grisi geyik diyebiliriz, Japon mitolojisinde dahi yer alıyor ve önemli. Efsaneye göre uzak kıtada iki kardeş bu beyaz geyiği görüyor ve peşlerinden koşmaya başlıyor. Gözden ırak bir noktada yol ayrımına geliyorlar. Kardeşlerden biri batı yönüne ilerliyor, diğeri de geyiği orada bulacağını düşündüğü için doğu yönüne.

Derler ki doğuya yönelen kardeş, bugün Japonya’ya ilk adım atan insandır. Ayrıca Macar mitolojisinde de büyük bir yeri ve önemi var. İskandinav mitolojisinde de yeraltı kraliçesinin sadık koruyucusu olarak yer alıyorlar. Biraz realist bakarsak bir zamanlar belki binlerce olan bu hayvandan artık çok az kalmış maalesef, gören, dokunabilen ne şanslı. İyi viskiler gibi.
 
Uzakdoğu’dan İskoçya’ya geri dönersek, bu sefer Speyside Bölgesi’nin çok daha uzağında bir küçücük adaya yol alıyoruz. İskoçya’nın Adalar Bölgesi içinde yer alan Arran Adası’na.
 
Adanın üzerinde aynı zamanda ve aynı isimle bir viski damıtımevi yer alıyor, Arran. Bugüne kadar içtiğim viskiler arasında en iyiler arasında kendimce bazı ekspresyonlarına yer verebileceğim Arran Damıtımevi, bugün resmi olarak 1995 yılında açılmış kabul ediliyor. Fakat bunun şüphesiz daha öncesi var, 18. Yüzyılda büyük bir kısmı yasaklanan ve üretenlerin hain olarak kabul edildiği zamanlarda (ki bu başka bir yazının konusu olabilir) adada viski üretiliyordu.

Özellikle de yasak zamanlarında, kaçak viskinin Glasgow’a ve oradan dünyaya yayılmasında adalıların da payı vardır.

1825’ten kurulan Lagg Damıtımevi de tarihte bir gerçek olarak yer alıyor. Konumuzun kısmına gelirsek, efsaneye göre Lochranza bölgesinde kurulan damıtımevinin ilk günlerinde, kurucular, damıtımevinden ilk viski damlaları damıtılmaya başlandığında hemen karşılarında bir beyaz geyik görmüşler. 

O günden bu güne dek ise beyaz geyik onlar için çok önemli olmuş. Hata White Stag ismiyle bir viski çıkarmakla kalmayıp, hem geyik aşıklarını hem de viski dostlarını bir araya getiren White Stag Community’I kurmuşlar, bugün hala aktiftir.



Arran White Stag 2.edisyon
 
İskoçlarda, sayısız adet geyik temalı viski bulunur. Çoğu ekonomik ve harman ancak single maltı da bulunan, bununla beraber rastlaması pek zor olan viskilerin bazıları  Black stag, Imperial Stag, Stag Hunter, Scottish Stag, Highland Stag, Royal Stag, Robert Graham Dancing Stag ve hatta bal kullanarak ekstra fermente ettikleri Speyside viskilerini içinde bulunduran Stag’s Breath (geyiğin nefesi) likörü de bunlardan bazılarıdır.
 
İsviçre’nin son dönemde viski dünyasında öne çıkan viskilerinden Langatun da, Old Stagg isimli ekspresyonu ile viski ve geyik temasına ayrıca katkıda bulunuyor. Bunu da not etmek gerekir (tabii ayı, kurt vb ne varsa kullandılar o ayrı).

Dünya viskilerinde geyik
 
Okyanusun diğer kısmına hiç uzanmadık. Dünyaca ünlü Jim Beam’in (ki hala sahiplerinin Amerikalı olduğu sanılır aslında Japonlar satın almıştır ve evet Yamazaki ile Jim Beam’in sahibi aynı gruptur) de geyiklere ithafen bir içkisi var. Viski değil, bourbon değil ancak bir viskilikörü diyebileceğimiz Jim Beam Red Stagg, içeriğindeki koyu renkli (bizde Napolyon kirazı derler) kiraz aroma katkısıyla lezzetli bir likördür.



Jim Beam Red Stag ile yapılan bir whisky sour kokteyli, stag sour.

Amerika’da sayısı çok fazla olan kızıl geyiklerden ilham almıştır. Geyiklerin yemeği en sevdiği meyvelerin başında kirazın geldiğini belirtmek isterim.
 
Yine Buffalo Trace Damıtımevi’nin kurucusu George T. Stagg’e ithafen ürettiği viskiyi de atlamayalım.



Stagg bourbon
 
Açıkçası şahsen, viski şişelerinin de, amblemlerinin de arkalarında bir hikaye yattığını bildiğim için, benim için bazen en az lezzetleri kadar önemli olabiliyor ve geyikler de benim için en azından yaşayan canlı temalı görsel örnekler arasında en başı çekiyor.
 
Bundan sonra viski şişesinde bir geyik gördüğünüzde, bir kadeh de geyik için yudumlayın, söylemeyecektim ama dayanamadım, geyik ve viski, geyik muhabbetinden çok daha ötede.
 
Slainte,
 
Ozan
 
info@viskigurme.com
2019 © ViskiGurme