Premium Harman Viskiler İle Geçen Bir Akşam Ve Premium Bir Sohbet: Mehmet Yalçın
Premium Harman Viskiler İle Geçen Bir Akşam Ve Premium Bir Sohbet: Mehmet Yalçın
Merhaba,
 
Mehmet Yalçın, sadece yazarken değil, konuşurken de kibarlığını asla kaybetmeyen büyüklerimden biri.

O yüzden beni ve eşimi, yıllardır düzenlediği Viski Kursu’nun II. Etabının bir gecesine davet ederken bana “Gelemezseniz şu tarihte de olabilir” gibi bir cümle kurdu. Kolay kolay bir davet metninde okuyayamacağınız veya bir telefonda işitemeceğiniz derecede bir kibarlık bu.

Zaten benim gibi viski tutkununun daha güzel ve erteleyemeyeceği ne işi olabilirdi ki o akşam?

Ya da daha önemli ve beni kimlere, nereye gitmem gerekiyordu?
 
Derhal kabul ederek o heyecanlı geceyi beklemeye başladım.
 
Mehmet Yalçın (yazının kalan kısmında abi diyeceğim izninizle) bu ülkede içki kültürü yazarlığının ve eğitmenliğinin, Amerikalıların deyimiyle “pioneer” sıfatını tamamen hakeden bir insan.
 
Benim viski ile tanışmamda babamdan sonra ön ayak olmuş iki kişi vardır ki biri Teoman Hünal ise biri de Mehmet Yalçın’dır.
 
Ön ayak olmuş derken sanmayın ki ben onların üst düzey sohbetlerine katıldım, tartıştım, fikir belirttim, o efsane single maltları yudumladım. 90’lardan bahsediyorum.
 
Hayır.
 
Ben çocuktum henüz.

Onlar benim etrafımda konuşuyorlardı ya da ben onların etrafında koşturuyordum.

O içtikleri viskilerin ne kadar değerli ve nadide şişeler olduğunu ben yıllar sonra anlayabilecek o ve günleri hatırlayabilecektim. Bilmiyordum.

Biraz süre geçince viskilerden ziyade o sohbetlerin ne kadar değerli ve nadide olduğunu kavrayacaktım.

Velhasıl devam edeyim.
 
Sevgili eşim Elif ve ben heyecanlı bir şekilde Kuruçeşme’ye doğru yola koyulduk. İncirli Şaraphane’ye ne yalan söyleyeyim daha önce gitmemiştim. Muazzam güzellikte bir mekan ve bizi aldıkları salon da muazzam bir “viski tadımı” yapılabilecek kadar kaliteli bir salondu.
 
Tadımımız, sevgili Mehmet abinin, babam Orhan Vural’ın o geçmiş yıllardaki gazetecilik ve İskoçya maceraları ile açıldı. Anılardan bahsettik, o eski günleri yadettik. Tamam çocuktum ama eskinin ne kadar güzel olduğunu idrak edebilecek yaştayım, istirham ederim.
 
Gece boyunca, bütün dünyada, bakın bütün dünyada diyorum, ayakta karşılanacak üst düzeyde viskiler tattık.


 
Açılış, belki de Mehmet abinin naçizane seçimiyle The Naked Grouse viskisi ile başladı. Bu kadar güzel bir harman zor bulunur. Şeri etkisinin, bir damağı ne kadar büyüleyebildiğini deneyimledik.  İşin içinde Macallan single malt kullanan bir harman zaten ne kadar kötü olabilir ki diyebilirsiniz ve ben de buna katılırım ancak The Naked Grouse bu markanın daha önce tattığım viskilerinin çok üzerindeydi.
 
Sonrasında Cutty Sark’a geçiş yaptık. Ben de kendi atölyelerimde Cutty Sark’ı tattırmayı seviyorum. Ancak bu sefer çok özel iki Cutty Sark ile devam ettik. 18 yıllık ve Tam o Shanter. 18 ve 12 yıllık Cutty Sark arasında çok naif farklar var. Ancak Tam o Shanter bir efsane bence.

Çok fazla spoiler vermek de istemiyorum çünkü Mehmet abinin anlatımında o kadar şık, naif ve edebi cümleler vardı ki, bunu kendiniz deneyimlemelisiniz.


 
Cutty Sark içerken, Burns’un ölüm yıldönümüne kadeh kaldırmamak olmazdı, biz de kaldırdık.
 
Sonra efsanevi kardeşlerin viskilerine geçiş yaptık.
 
Chivas 21 Royal Salute ve Chivas Regal 25. Royal Salute için aynı şeyi söylemeyebilirdim belki ama beni ve sevgili eşimi son derece etkileyen, laciverti çok bulunan ama ruby ismini verdikleri bu şişesinin az bulunduğu bir şişeden tadınca sustum. Çok iyi viski. Evet fiyatı yüksek ancak bu viskiyi alırken şöyle düşünün, hem müthiş bir şişe viski içeceksiniz hem de evinize çok yakışacak bir dekorasyon objesi alacaksınız.
 
Chivas Regal 25 ise, bence bu firmanın başyapıtıdır. Böyle muazzam bir harman bir sanat yeteneği ile eş değer tutulmalı. Baş harmancı Scott, bu ay ülkemize gelecekmiş. Orada olacak herkese müthiş bir gece yaşatacağından eminim.
 
Gecede Ballantine’s 21 ve 30 yıllık ekspresyonları da denedik. Ne yalan söyleyeyim 21 yıllık beni benden aldı ancak 30 yıllık olan ekspresyon çok da etkilemedi. Belki o yaştan beklentimiz daha yüksekti. Bir kör tadımda Ballantine’s 30 içersem onu farklı ve daha pozitif değerlendirdim herhalde.


 
Bu derece üst düzey premium harmanları bir arada tatma şansına erişince, insanda bir “şunu o kadar da beğenmedim” snobluğu geliyor, lütfen kusuruma bakmayın.

Bunlar zaten üst düzey bir viski tadımı için yeterli olsa da Mehmet abi line-up’ı çok zengin tutmuş ve biz Johnnie Walker Platinium ve Blue Label da tattık. Blue Label benim her zaman güzel ama o fiyatı hakediyor mu diye düşündüğüm bir viski olmuştur. Bugüne kadar 5-6 ayrı şişesini tattım. Fakat o gece tattığımız yeni seri bir Blue Label’dı ve bana harmanı çok değişmiş gibi geldi. Muazzamdı. O para bence yine yüksek ancak gerçekten artık Blue Label için sadece o ünü, şişesi ve muhteviyatındaki maltlar yüzünden değil o müthiş harman sanatı için de anılacak benim için.
 
Gecenin birincisi benim için chivas Regal 25 oldu, Mehmet abinin bu viskinin özelliğini ve tarihini anlatması ise eşsizdi. İkinci viskim, o kadar üst düzey harman arasında en ekonomik fiyatlı olan The Naked Grouse oldu. Tam o Shanter ise “hayatta bir defa alınabilecek keyif” diye nitelendirebileceğim çok özel bir şişeydi.
 
Sevgili Kaan Can Bircan, benim ve eşimin de bazı karelerini yakalamış. Bu güzel fotoğrafların tümü ona ait. Kendisine buradan da teşekkür edeyim.
 
Son olarak, Mehmet Yalçın, viski, şarap, bira ve rakının yanında, dünyada ilk defa konyak kurslarına başlıyormuş, o gece öğrendim. Hiçbir içki kültürüne saygısızlık etmek istemem ancak benim için viskiye en yakın değerde, üretim ve kültür açısından herhalde konyak gelir. Eğer ilgiliyseniz, Facebook sayfasından takip edin ve katılın derim.



Son olarak şunu yazmak istiyorum.
 
Büyük ihtimalle, babamın, Mehmet abi’nin anlattığı anılar 20-25 yıl önce olmuş olaylar. O komik, o hüzünlü ve kimi zaman o acı günler yaşanırken, aynı anda İskoçya’da fıçılanmış birçok viski, gün geliyor, gün ki 2016 yılına geliyor ve eşimle benim kadehime doluyordu.
 
Bu yazılamayacak kadar güzel, kelimelere sığmayacak kadar değerli.
 
Sevgiler ve slainte,
 
Ozan
 
info@viskigurme.com
2017 © ViskiGurme