O Çok İsli Islay Malt Viskisi Ardbeg'in Hikayesi
O Çok İsli Islay Malt Viskisi Ardbeg'in Hikayesi
Merhaba,

Yazının başlığını düşünürken aslında Ardbeg: Neredeyse En İsli Islay Viskisi yazmayı da aklımdan geçirdim ancak o “neredeyse” ifadesi, aslında “ilki hangisiymiş, acaba daha mı güzel “ gibi sorular yaratıp, en baştan merak uyandıracaktı ve o yüzden vazgeçtim, keza benim için öyle değil. O konuya yine yazı içinde değineceğiz.
 

Ardbeg Damıtımevi, birçok Islay viski damıtımevinin yaşadığı sıkıntıları görmüş geçirmiş bir üretim tesisi. Hikaye, bildiğimiz kayıtlarda 1815 yılında başlasa ve damıtımevi John McDougall tarafından resmi olarak bu tarihte açılsa da aslında aynı noktada o tarihten çok daha eskiden beri viski üretildiği biliniyor.

Bununla beraber 17yy ikinci yarısında viski üretim işi hala yasadışı olduğu için, söylentilere göre McDougall, zaten viski üretilen bu mekanı büyük ihtimalle çiftçilerden satın alıyor ve işe kendi koyuluyor.

Ardbeg, Keltçedeki “ad bheag” kelimesinden alıyor kökenini ki bu da "küçük tepe" anlamına geliyor.

İlk yıllarda üretilen viski gerçekten o kadar seviliyor ki, tesise yapılan ek hamleler ile üretim hacmi artılıyor.

1838 yılında, Glasgow’lu bir tüccar olan Thomas Buchanan Ardbeg damıtımevini satın alıyor ancak yönetimi yine McDougall ailesine bırakıyor.

1815, Alec McDougall Lisanslı Damıtımevi (Bugün bildiğimiz adıyla Ardbeg)
1815, Bugün bildiğimiz adıyla Ardbeg, zamanındaki ismiyle Alex McDougal Lisanslı Damıtımevi

Üretim süreci, babadan oğula yani Alexander’a geçiyor ve o da hayatını kaybedince, kızkardeşler Margaret ve Flora işin başına geçiyorlar.

Burada ilginç nokta şu ki, Islay damıtımevleri, aynı bu yazıdaki Laphroaig örneğinde göreceğiniz gibi belki de İskoçya’da, zamanında kadınlara en çok güvenen tesisler olarak kabul ediliyor. O zamanlar özellikle yönetici pozisyonlarında kadınları görmek çok zordu. (Bessie Williamson'u hatırlayalım)

1932 yılına geldiğimiz zaman Ardbeg Damıtımevi kapanıyor ancak herhalde o güne dek Ardbeg’in viskisini içmiş hiç kimsenin dahi umurunda olmuyordu çünkü baştaki bela çok daha büyüktü.

Büyük Buhran veya Dünya Ekonomik Bunalımı isimleri de verilen ekonomik çöküş, aslında Kuzey Amerika’da başlamış olsa da gelişmiş sanayi ülkelerini ve dünyanın geri kalanını da çok kötü etkiledi. Yeryüzündeki toplam üretimin yarısı sona erdi, 50 milyondan fazla kişi işini kaybetti ve özellikle de tarım ürünü fiyatlarındaki %60’lık düşüş kırsal kesimleri mahfetti. İnsanların yiyecek ekmek bulamazken viskiyi düşünmesi de zaten beklenemezdi ve Ardbeg, Islay viskilerinin döneminin en islisi, en vahşisi, kapanan birçok damıtımevi gibi kaderine göz yummak zorunda kaldı.


Büyük Buhran döneminde tarım işçisi bir ailenin sıradan bir günü.

Büyük Buhran sonrası McDougall ailesi, damıtımevini tekrar hayata geçirdi ve resmi olarak ARDBEG ismini vererek üretime başladı.

70’li yıllarda bu sefer yine el değiştirdi ve Allied Distiller’s grubu tarafından satın alındı. Damıtımevi, grup tarafından yeteri özeni alamadı ve yaklaşık 8 yıl daha kapalı kaldı.

1989 yılında tekrar açıldığında ise yılda sadece iki ay üretim yapan, gözlerden uzak, hafızalardan ırak, eskinin ihtişamından eser kalmamış bir damıtımeviydi. 1997 yılına geldiğimizde ise büyük bir dönüm noktası oldu. Glenmorangie PLC firması Ardbeg Damıtımevi’ni satın aldı. Üretimi artırdı ve imajını yeniledi. Bugün bildiğimiz Ardbeg logosu ve yeşil şişe tasarımı işte o günlerde tasarlandı. 2004 yılına geldiğimizde ise Moet Hennesy grubu Glenmorangie PLC’yi satın aldı ve bugün hala Ardbeg bir LVMH grubu iştiraki olarak hayatına devam ediyor.

Peki Ardbeg’i farklı kılan ne?

Öncelikle Ardbeg, sevdiğimiz diğer ada viskilerinden farklı olarak iyodik, deniz, yosun ve ilaç kokularına yoğunlaşmıyor. Maltı çok yüksek turbalı üretilmesine rağmen, baharat notaları onlar için daha önemli. 1980’lere kadar kendi maltını üreten Ardbeg, o günden beri yine Islay merkezli Port Ellen (bir zamanlar damıtımevi, şimdi ise malt üreticisi) ile birlikte çalışıyor. 161’den 309 ppm’lere uzanan Bruichladdich Octomore serilerinden sonra Islay’in en isli viskilerini üreten bir damıtımevi, ppm oranı yaklaşık 55. PPM yani part-per-millon, malt üretimi esnasında yakıt olarak kullanılan turba ve arpaya sindirdiği is kokusunun yoğunluğunu ki bunlara fenol deniyor hesaplamakta kullanılan bir yöntem. Yine de bu ölçüm, her bölge için kendi karakterini ortaya koyabiliyor keza her bölgenin turbası aynı değil. Burada bahsi geçen Islay turbası ve Islay viskileri. Ardbeg, fıçı konusunda çok büyük oranda Amerikan gelme bourbon fıçılarına güveniyor.


Port Ellen, Islay, İskoçya

Az bir miktar viskisini ise şeri fıçılarında dinlendiriyor ve bazı özel ekspresyonlarda bu viskilerden kullanıyor, bunların arasında ilk aklımıza gelen, ülkemizde de satılan Uigedail. Bu viskinin %10’luk bir kısmı şeri fıçısında beklemiş malt.

Bugün iki devasa bakır imbikle yılda 1 milyon litreden fazla alkol üreten Ardbeg, harman viskilere ürün vermiyor ancak bağımsız şişeleyici firmalara fıçı satışı yapıyor. Gelelim şimdi o farklı kılan noktaya. İmbik içerisindeki sıvı, çok yüksek derecelerde ısıtıldığı için alkol sudan önce buharlaşıyor ve onu saf bir şekilde alabiliyoruz. İmbiklerden süzülen o saf arpa alkolü, küçük bir başlık yardımıyla tekrar imbiğin içine gönderilip ikinci bir damıtıma giriyor. İkinci damıtım işin püf noktası.


Ardbeg Bakır imbiği ve arıtıcısı.

Bu noktada Ardbeg, farklı bir yöntem uyguluyor, aslında ek bir işlem yapıyor dememiz daha doğru olur. İmbiğin boynuna takılan özel bir arıtıcı-temizleyici sayesinde, ikinci damıtım sonrası imbiğin ucuna gelen alkolün en yoğun kısmı, bu arıtıcı sayesinde tekrar bir damıtıma giriyor. Bu sayede, en hafif ve pürüssüz alkol sabit korunurken, daha dengesiz sert alkol de ilkiyle aynı seviyeye getiriliyor. Bu yüzdendir ki Glenmorangie ve Ardbeg'in direktörü, viski dünyasının en önemli kişilerinden biri olan Dr. Bill Lumsden, çoğu yerde Ardbeg için 2.5 kere damıtılan viski olarak bahsediyor. İşte alkol oranı %51.4’lerde dahi içtiğimiz bir viskinin bu kadar kolay içimli ve pürüssüz damak sunmasının ardında yatan büyük emeğin bir kısmı da burası.

Aklınıza gelmiştir, bu kadar iyi birşeyse neden hepsi bu yöntemi uygulamıyor?

Ben buna iyi veya kötü demiyorum, farklı bir yöntem diyorum. Islay Damıtımevleri bunu neden yapmıyor? Lagavulin o tok ve yoğun yapısını korumak için, Laphroaig o kendine aşık eden çok vahşi kokusunu korumak için olabilir. Bunların hepsi birer tercih. Eğer elinizde bu viskilerden varsa, Ardbeg’in çok daha akışkan ve hafif bir yapısını olduğunu kadehe koyarken gözlerinizle görebilirsiniz.

Ardbeg, dünyada kendine büyük bir hayran kitlesi yaratmayı başarmış, pazarlamaya da çok önem bir viski firması.



Ardbeg tutkunları ayrıca her Mayıs'ta Dünya Ardbeg Günü kutluyor ve hem keyifle Ardbeg'lerini yudumluyorlar hem de bunları resmi firmaya gönderip paylaşıyorlar. Biz de 2015 yılında böyle özel bir tadım yapmış ve Corryvreckan, Uigedail gibi zamanında Türkiye'de bulunmayan ekspresyonları, özel seri Ardbog ve Ardbeg 10 klasik ile taçlandırmıştık. Bu güzel tişörtün tasarımı ise sevgili Atakan'a ait.

Uzayda viski yıllandırma (Gallileo) ve hatta logolarındaki yazının bir dövme klasiği haline gelmesine kadar insanlarla içiçe, samimi bir iletişim stratejisine sahip bir firma.

Türkiye’de bugün itibariyle üç farklı Ardbeg satılıyor, bir klasik 10 yıllık, Uigedail ve Corryvreckan serileri. Üçü de birbirinden farklı bu Ardbeg’ler, özellikle kışın gelmesiyle mükemmel birer seçenek olacaklardır.



Dünyada ise birçok farklı ekspresyon çıkıyor, limitli üretimle satılıyor ve üretimi biten bu viskiler de karaborsada binlerce euro/dolar’dan kendilerine alıcı buluyor. Bunlar arasında 17 yıllık, Ardbog, Gallileo, An Oa, Perpetuum, Rollercoaster, 1974, Kildalton, Supernova, Auriverdes, şeri fıçılı bazılarından Lord Of Isles  Alligator ve 1975 Islay Festival Olorosso, Blasda gibi resmi şişelemeler mevcut. Fiyatları artık çok çok yüksek dediğim gibi. Bulursanız en azından bir kadeh tatmaktan itima etmeyin.

O kadar yazdık, canımız istedi tabii ki.

Ben bir kadeh Ardbeg Uigedail ile yazımı sonlandırıyorum.

Slainte,

Ozan
info@viskigurme.com
2018 © ViskiGurme