Geçmişin İzlerini Taşıyan Bir Speyside Viskisi Benromach
Geçmişin İzlerini Taşıyan Bir Speyside Viskisi Benromach
İskoçya’nin antik Forres bölgesinin yamaçlarında, çok küçük bir damıtımevi, 1898 yılından beri, komşularından daha farklı, daha az ölçekli ve daha “terzi işi” diyebileceğimiz bir viski üretiyor.

Ara ara el değiştirmeler, damıtımevinin kapalı kalması gibi “bir İskoç geleneği” yaşamış olsalar da, 1993 yılından beri aslında bağımsız şişeleyici olarak tanıdığımız Gordon & Mcphail bünyesi altında faaliyet gösteriyor.   Speyside bölgesinde, kendine münahasır bu özel viskileri üreten damıtımevi Benromach.

Yılda sadece 200.000 litre üretiyorlar ki bu gerçekten dev rakiplerinin çok çok altında bir üretim hacmi anlamına geliyor. El işçiliği ile, hiç de aceleye getirmeden ürettikleri bu viskiler, Speyside’ın bildiğimiz günümüz karakterinin dışında, hafif bir is dokunuşuna sahip viskiler. İs denildiğinde aklımıza hemen Islay adası ve İskoçya’nın Adalar Bölgesi gelse de, bir yakıt olarak kullanılan turba bir zamanlar Speyside bölgesinin de bolca kullandığı bir ayrıştırıcı malzemeydi ve Benromach da, tabir-i caizse “öz Speyside” viskisi ürettiğini özellikle vurguluyor.  


Benromach damıtımevinde fıçılanmadan şişelenmeye her şey elle yapılıyor. Öyle ki kendi websitelerindeki görseller bile kalemle çizilmiş!

Benromach'ın 10 yıllık, Peat Smoke, Organic ve Cask Strength (fıçı sertliği) viskilerini denedim. Hatta geçtiğimiz ay İstanbul Viski Kulübü olarak yaptığımız dikey tadımda da, klüp üyelerimiz tarafından çoğunlukla beğenildiğini belirtmek isterim. Özellikle 10 yıllık ve Peat Smoke benim damak tadım için çok keyifliydi. Organic ise biraz daha keşfe açık bir viski, her tattığınızda farklı tatlar alabildiğiniz gibi, bu tatların seveni de oldu sevmeyeni de.

Özellikle 10 yıllık Benromach için İstanbul Viski Kulübü kurucu üyelerinden, sevgili dostum Barış Kuleli'nin tadım notları bu viskiyi o kadar net anlatıyor ki, sizlerle paylaşmadan edemedim:

"Öncelikle, Benromach damıtım evinin titizliği ve üretim tekniği gerçekten etkileyici. Eğer benchmarkları olarak piyasada bulunan 10 yıllık ekspresyonundan bahsetmem gerekirse; nefis bir burun… Maltın lezzetli kokusuna biraz yanık karamel eşlik ediyor. Derinlerden gelen is kokusu, o bölgede alışık olmayışımızın etkisiyle kısa bir şaşkınlığa yol açıyor. Sherry fıçıdan gelen kuru meyve kokularına eşlik eden taze notalar da mevcut. Baharatlı ve çok iştah açıcı. Uzun süre koklama isteği doğuruyor. Damakta orta gövdeli. Genç olmasına rağmen içimi son derece yumuşak ve kremamsı dokulu. Karamel, kurabiye, kuru meyve ve vanilyanın muhteşem kombinasyonuna is tadı eşlik etmiş. Orta bitişli fakat yeterli. Az önce damaktaki lezzetler tatmin edici bir süre son derece lezzetle damağınızı şenlendiriyor. Piyasada belki çok fazla görmeyişimizden olsa gerek, özellikle kendi adıma çok ihmal edilmiş bir viski olduğunu düşünüyorum. Son derece güzel hazırlanmış, kompleks, lezzetli, her daim içilebilecek nefis bir içki. Türünün en güzel örneklerinden, safkan bir Scotch…"


İstanbul Viski Kulubu, Benromach dikey tadımı, Temmuz 2016, Ortaköy, İstanbul


Her şeyden önemlisi, yazmayı en sevdiğimiz viskiler, herkesin ülkede bulabileceği viskiler oluyor.

Bu viskiler de güzide barlarda ve bazı yasal satış noktalarında kolaylıkla bulunuyor. Nasıl bulunuyor sorusu işte burada önemli...

Gelelim Benromach’ın Türkiye macerasına!

Hemen her başarılı girişimin altında öncelikle tutkunun yattığını çok seferler siz de gözlemlemişsinizdir. Bir insan girişim yaptığı ürünü, hizmeti öncelikle kendisi severek kullanmalı diye düşünüyorum. Ferit Gür de, bu girişimcilerden bir tanesi. Üniversite eğitimimin ardından birkaç yıl İstanbul’da çalıştıktan sonra Pazarlama yüksek lisansı yapmak için İngiltere’ye gidiyor.   Birmingham’daki öğrenciliği süresince alkol tüketimi nicelik olarak epey artmış olsa da, nitelik olarak Türkiye’deki zamanlara göre pek farklılık göstermemiş.  

Kendi ağzından, bugün Benromach’ın Türkiye’ye nasıl geldiğini şöyle aktarıyor: 

“Mezun olduktan sonra Londra’da bir marka danışmanlığı şirketinde çalışmaya başladım. Ofiste İngilizler’e oranla çok daha sıcak kanlı olan İskoçlar’la daha samimi oldu. Bu samimiyet ilerledikçe onlarla birlikte İskoçya’ya seyahatlere başladık. Edinburgh’a ilk turistik seyahatin ardından Highland’lerin güzelliklerini yavaş yavaş keşfetmeye başladım. Bir keresinde de soğuk bir kış haftasonunda Aberdeen’li bir arkadaşımla birlikte bu şehre gittik. Akşam pub’a gittiğimizde biz Guinness’lerimizi yudumlarken barda oturan yaşlı adam dikkatimi çekti.  

Önündeki iki kadehin birisinde viski, diğerindeyse soğuk su vardı. ‘Next round’ için bara gittiğimde adama yaklaştım ve ne içtiğini sordum. O da bana malt viski içtiğini söyledi. Ben de bir tane denemek isterim; ne önerirsiniz diye sordum.

Ondan sonra da yaşlı adamın önderdiği markalardan peşpeşe denemeye başladım. Benim de malt viski ile tanışmam bu şekilde oldu diyebilirim. Sonrasında her fırsatta yeni malt viskiler denemeye, İskoçya seyahatlerime mutlaka damıtımevi ziyaretleri eklemeye başladım. Kısa bir süre sonra da Speyside’ın en küçük damıtımevi olan Benromach favori malt viskim oldu.  2008 yılında başlayan malum ekonomik kriz ile birlikte Londra’daki hayatın tadı epey kaçmıştı. Çalıştığım şirketin İstanbul ofisinde de bir yönetici pozisyonu boşalınca kendimi İstanbul’a attım. Memleket hasreti de biraz ağır bastı galiba. 2010 yılında Türkiye’ye döndüğümde malt viski seçeneklerinin azlığı beni hem üzmüştü hem de şaşırtmıştı. İstanbul’da değişik malt viskiler satın alınabilecek ‘specialist store’ sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu.

Marka sayısı ise iki elin parmaklarını belki biraz geçiyordu. Neyse ki işim gereği İngiltere’ye çok fazla seyahat ediyordum da her seyahatimde 2-3 şişe malt viskiyle dönüyordum. Her fırsatta da arkadaşlarıma malt viskinin nasıl bir güzellik olduğunu anlatmayı misyon edinmiştim.

O zamanlar kariyerimin önündeki son engel olarak gördüğüm askerlik görevini de ifa ettikten sonra radikal bir karar verdim ve TİB Pazarlama ithalat şirketini kurdum. Ve tabi ki ilk ithalatım bir palet Benromach oldu 10 yıllık, Organic ve Peat Smoke.”


Türkiye'ye gelen ilk Benromach paleti, Ferit Gür.

Sizlere daha önce Macallan'ın Türkiye macerasını yazarken, ülkemizin aslında viski ithalatı konusunda epey zorluklarla karşılaştığını gerçek örnekleri ile yazmıştım. Benromach'ın gelişinde de buna benzer zorluklar yaşandı ancak dediğim gibi işin işine tutku girince, yılmak kelimesi insanın aklına gelmiyor.

İthalat öncesinde Benromach ile yapılan görüşmelerde, "Bizim zaten yeterince viskimiz yok; Türkiye’ye dağıtım ağı sorunları var" gibi problemler önüne çıkmış. Derhal atlayıp damıtımevine giden Gür,  amaçlarını ve hikayesini onlarla paylaşmış. Böyle ilk paleti ülkeye getirmeyi başarmış.  Aradan bir yıl kadar geçtikten sonra da o zamanki Global Satış Direktörü Dereck Istanbul’u ziyaret ettiğinde epey bir şaşırmış. Onların kafasında hala Türkiye'de çok fazla alkol tüketilmiyor imajı var ve bunun tersini anlatmak çok da kolay olmuyor. Hatta La Cave, Rind, Dekante gibi mağazaları ziyaret ettiklerinde, "Türkiye’de viski kültürü epey gelişmiş" bile diyebilmiş!  Gür'e göre Türkiye'de viski kültürü hala zayıf.


Ferit Gür. Benromach Damıtımevi, Invererne Rd, Forres, İskoçya,

"Bizim gibi profesyonellerin çevresinde meraklı bir kitle var ama verdiğim personel eğitimlerinde hala görüyorum ki harman viski ile malt viski arasındaki farkı gerçekten bilen çok az barmen var. Haliyle bizim öncelikli hedefimiz de  bar personellerine biraz da olsa viski kültürü kazandırmak. Bugün geldiğimiz noktada Benromach satışlarımızı yıllık bir paletten 4-5 palete kadar yükselttik. G&M açısından bu miktar gayet tatmin edici ama ben potansiyelin çok daha büyük olduğuna eminim."
 
 
 

#MerhabaViski atölyelerinde, ülkemizde satılan en seçkin viskilerden tatmaya devam ediyoruz. Benromach Organic de, Birleşik Krallık'taki Soil Association tarafından verilen sertifikayı ilk alan viski olma özelliğini taşıyor. Organik etiketi için, ürün içeriklerinden en az %95'inin organik tarımdan elde edilmesi şart. Butik damıtımevi Benromach da, bu ekspresyonu organik arpa kullanarak üretiyor, ilk dolum meşe fıçılarda yıllandırıyor ve ortaya muazzam kompleks bir viski ortaya çıkıyor. 2014'de şişelenmiş bu seri, 1960'ların Speyside viskilerinden ilham alınarak üretilen Benromach 10'dan çok farklı. Malt, vanilya, olgun muz ve elma kokularına, çok hafif çikolata ve mandalina notaları eşlik ediyor. Benzersiz, çözmesi zor bir viski olduğunu ilk kokladığınızda anlıyorsunuz.

Ozan Vural (@viskigurme) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Benromach'ın yine Türkiye'de satılan Peat Smoke ekspresyonunun tadım notları için sevgili dostum Koray Kaan Özdemir'in tadım notlarını buradan okuyabilirsiniz.

Tabii ki Benromach'ın düşük miktarda üretimi, yıllık satışlarını da etkiliyor. Ancak yine de bir güzel müjde vermek isterim ki, Benromach 15 yıllık ve 100 proof da yakında Türkiye'de viski sevenler ile buluşacak. İlk içtiğim zaman Benromach için "az takipçili güzel kız" demiştim, bu lezzeti devam ederse sanırım yakında bir fenomen olacak!

Slainte!

Ozan Vural
info@viskigurme.com
2017 © ViskiGurme