Bowmore Surf: Gençliğin Enerjisi Ve Toyluğu
Bowmore Surf: Gençliğin Enerjisi Ve Toyluğu
Merhaba,
 
Takdir edersiniz ki özellikle ülkemizde satışı olmayan veya çok yüksek fiyatlarla satılan viskilerden her zaman şişe bulma veya satın alma şansımız olamayabiliyor.  Bu bağlamda dostlarımızla birlikte böyle şişelere denk geldiğimiz zaman birimiz diğerine, bir tadımlık ölçü ayırıyor. Kapakta ve yazıda göremeyeceğiniz şişe fotoğrafının hikayesi de böylece açıklanmış oluyor. Sevgili dostum Koray Kaan Özdemir’in (keyifadami.net) bana ayırdığı bu tadımlık viskiyi bugün yudumladım.
 
Beni tanıyanlar özellikle bir Bowmore tutkunu olduğumu bilirler.

Çok açık bir şekilde, özellikle Islay viskileri arasında “kıymeti en az bilinen” damıtımeverinden biri olduğunu söyleyebilirim.
 
Bugün boğazımdan ılık ılık aşağıya doğru inen bu viski de, Bowmore’un NAS (non-age statement) yani üzerinde yıl belirtilmeyen ekspresyonlarından biri.
 
Geçtiğimiz aylarda bir başka NAS Bowmore olan Gold Reef’I tatmış ve çok beğenmiştim. Aynısını Surf için söyleyebiliyor muyum?



İkisinin birbirinden çok fazla karakter farkı olmasına rağmen kalitelerinin eşdeğer olduğunu düşünüyorum. Ancak ben Surf’ü de sevdim.

Bana sanki çok genç bir Caol Ila anımsattı . Caol Ila 12 benim en favori Islay viskilerim arasındadır ancak bu şişenin 12 yıldan çok çok daha genç bir yapısı olduğunu söyleyebilirim,
 
Burunda acı bal, is ve sandal ağacı kokuları aldım. Sandal ağacını nereden buldun da kokladın derseniz, birkaç tütsü ve sandal ağacı kokusu bulunan kozmetik ürünü sayesinde bu kokuyu en azından kendim için ayrıştırıcı bulduğumu söyleyebilirim.
 
Pürüssüz ve kolay içimli bir damağı var. Kolay içimli olması kesinlikle çok kaliteli veya çok kalitesiz yapmıyor bir viskiyi. Bazı viskilerde gerçekten zor içimi tercih edebiliyorum.  Çünkü o zorluk, güzel bir zorluk.
 
Ancak konu Islay viskilerine geldiğinde benim için kolay içimli demek, onu çok beğendiğim anlamına geliyor.
 
İs kokusu gerçekten çok önemli ancak çok olması ne kadar önemli? Bu konu tartışmaya açık. İçerisindeki fenol miktarını ölçmek için ppm (part per million) ölçümlendirilmesi kullanıyor. Islay viskileri arasında ortalama olarak Laphroaig ve Lagavulin 35 ppm civarında iken Ardbeg ortalama 50 ppm olarak ölçülüyor. Bir is kralı Bruicladdich’in Octomore’si ise 167ppm ile ayrı bir gezegenden olduğunu bize gösteriyor. Bu gezegen kimileri için henüz keşfedilmemiş bahçelerle dolu bir cennet de olabilir, kimileri için alevler içerisinde yanan bir cehennem de.


 
Bowmore ve Caol ila ise ppm açısından Islay’ın düşük ölçümlü viskilerini üreten damıtımevlerinden.
 
Bitişe gelirsek, karabiber, az pişmiş biftek ve biraz ekşi limon tadı aldım. Hatta misket limonunun acı karakteri diyebilirim.
 
Bowmore Surf güzel bir viski, keşke onu içtiğim Bowmore kadehi kadar yaşlı olsaydı diyebiliyorum sadece. Eğer Islay viskilerine çok kaliteli bir başlangıç yapmak isterseniz, gözünüz kapalı tercih edin. Benim gibi isi eser miktarda seven bir damağınız varsa yine tercih edebilirsiniz ama dediğim gibi genç olması onu diğerleri arasında biraz geride tercih etmeme neden olabilir. Yine de bulması çok zor bir şişe.

Viski tadım notları yazarken puan vermiyorum. Kelimeleri, rakamlardan daha çok seviyorum. Bu bakımdan puan göremediğiniz için şaşırmayın.
 
Slainte,
 
Ozan
 
info@viskigurme.com
2017 © ViskiGurme