Arpanın Tarihi
Arpanın Tarihi
10.500 Yıllık Yolculuk…

Viski dünyasının belki de en önemli kısımlarından biri olan malt üretiminde kullanılan arpanın, bugün kadehlerimize kadar olan hikayesi aslında on bin yıldan daha geriye dayanıyor.

Tarihsel bulgularla, apraya ilk olarak, Amerikalı arkeolog James Henry Breasted’in kullanmasıyla tarih kitaplarına giren “Bereketli Hilal” bölgesinde rastlanılıyor. Bugün güneyde Arabistan Çölü ve kuzeyde Doğu Anadolu arasındaki bölgeyi kapsayan Bereketli Hilal, batıda Suriye, güney yönünde ise Filistin’i kapsıyor.


Bereketli Hilal ( Tarihvekultur.org)

Bugün “yabani arpa” olarak tanımlanan hordeum spontaneum, bu bölgede yer alıyordu ve ilk defa bu bölgede üretim için kullanıldı. Esasen apranın yiyecek ve içecek için üretimi neredeyse tarihin 20.000 yıl gerisine dayansa da, bugün literatürde hordeum vulgare yani bugün özenle yetiştirilen tür Anadolu’da 10.000 yıldır, sonrasında Çin topraklarında ise 2.000 yıldır üretiliyor.

Binlerce yıldır, üretim şartlarından dolayı (ıslah şartları da diyebiliriz) gerekse doğal seleksiyondan kaynaklı olarak arpa evcilleştirilmiş ve üretimi daha kolay hale getirilmiştir. Bir zamanlar sadece bulunduğumuz topraklarda üretilen arpa bugün dünyanın her tarafına yayılan bir üretime kavuşmuştur. M.Ö. 3000 yıllarında, Sümerlerde arpaya dayalı para sistemi kullanılırdı. Bir kilo et için, birkaç kilo sebze için belirli miktarlarda arpa ödenmesi gerekiyordu. Arpa tüm ticaretin denge unsuruydu. Bu sistemin değişmesindeki tek neden, arpanın ve sonralarda yine para olarak kullanılmış olan tuzun taşınmasının zor olmasıydı. Kilolarca arpayı, daha az ölçekte birşeyler almak için taşımak insanların işlerini zorlaştırıyordu. Sonra da metal paralara geçildi ama biz arpaya devam edelim.

Hem soğuk hem de sıcak iklimlerde üretilebilmektedir. Arpa, günümüzde özellikle önceliği hayvan yemi, sonra ise bira ve viski üretiminde kullanılıyor. Tarihte ise özellikle ekmek yapımı için çok önemli bir tahıldı.

Genel olarak hayvan yemi için üretilen arpada protein değerinin yüksek olması tercih edilmektedir. Proteinin yüksek olması hayvanlara daha güçlü bir besin sağlıyor. Her ne kadar antik Mısırlılar arpadan türlü içkiler üretse de, sağlık koşullarının elverişsizliğinden dolayı cüzzam hastalığına çok rastlanırdı ve yine antik Yunanlılar Mısırlılarda görülen bu hastalığın nedenini “arpa içkisi” olarak kabul ederlerdi.

Günümüze yaklaşırsak, Türkiye’de Ege Bölgesinin arpaları dünyada “en azından bir zamanlar” gerçekten de hakettiği değeri bulacak kadar kaliteli arpalardır. Arpa aklınıza geldiğinde gözünüzün önüne canlanan ilk görsel büyük ihtimalle İzmir arpası olarak bilinen düz kılçıklı arpalardır.

Bu arpalar zamanında Ege'den Amerika’ya götürülmüş ve Kaliforniya'da Japon arpası ile melezlenip ünlü Atlas arpası üretilmiştir. Bugün özellikle İngilizlerin bira sektöründe Atlas arpası çok önemli bir yer teşkil etmektedir.

1837 doğumlu, İngiliz biracılığının önemli üreticilerinden Alfred Barnard, İzmir arpası için zamanında şöyle diyor: “İngiliz bira sisteminin hemen her türünde İzmir arpası kullanım kolaylığı sağlıyor. Ancak en güzel uyumu hafif pale ale türü biralarda görebiliyoruz. İzmir arpalarından yapılan malt, özellikle ağır İngiliz tahılları ile harmanlandığında, müthiş berrak, pürüssüz içime sahip biralar üretebiliyoruz. “


Alfred Barnard (Wikipedia)
 

Arpa, bugün dünyada en çok üretilen tahıllar arasında dördüncü sırada yer alıyor.

Birinci sırada, Amerikan viskilerinin olmazsa olmazı mısır yer alırken onu buğday ve pirinç takip ediyor.

Ülkemizde ise birinci sırayı buğday ve sonrasında arpa alıyor. Viski dünyasında arpa ise 1400’lü yıllardan beri kullanılıyor.

Keşişlerin arpa maltını damıtarak üretmeye başladıkları “uigie beatha” bugün kelime anlamı olarak “can suyu” olarak çevrilebilir. Arpa maltının can verdiği viskinin anavatanı İskoçya, bugün yılda 1.7 milyon ton arpa yetiştiriyor.

Bir ton malt, viski üreticilerine yaklaşık 170 İngiliz Pound’u fiyatla satılıyor.

Arpa malta, malt ise biraya, bira da damıtılarak viskiye dönüyor ve binlerce yıllık tarihi kadehlerimizde koklaya koklaya keyifle yudumluyoruz.

Güzel bir atasözümüz var, "arpa unun yoksa tatlı dilin de mi yok?" diye. Size viski ikram edemedim ama umarım keyifle okumuşsunuzdur.

Slainte!

Ozan Vural

Kaynakça:
"The Noted Breweries of Great Britain and Ireland, vol. 4” 
Alfred Barnard, 1891, sf 540-541.   
"On the Origin and Domestication History of Barley”      
A. Badr, K. Müller, R. Schäfer-Pregl, H. El Rabey, S. Effgen, H. H. Ibrahim, C. Pozzi, W. Rohde and F. Salamini   
Oxford Journals, 1999 
"International Barley Sequencing Consortium" / Documents
info@viskigurme.com
2017 © ViskiGurme