Viski kültürü, tadım notları ve viski kursları
Aberlour A Bunadh Tadım Notları
Aberlour A Bunadh Tadım Notları
Merhaba,

Nihayet Türkiye’de yaşayan viski dostları ilk cask strength (fıçı gücünde) viskilerine kavuştu.

Öncelikle bu atılımı yapan Pernod Ricard Türkiye grubunu tebrik ederim, bu yüksek alkollü ve rafine bir kitlenin tercih edeceği viskiyi pazara sunmak eminim onlar için büyük uğraş gerektirmiştir.

Peki nedir bu cask strength yani CS? Onu konuşalım öncelikle. Viski üretim aşamaları bitip de fıçıya alındıktan sonra yıllarca o fıçılarda bekleyen viskilerin direkt olarak şişeye girdiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Çünkü genel olarak misal10 yıl beklemiş birçok fıçı, aynı anda dev bir fıçıya alınıyor, üzerine su ekleniyor ve alkol miktarı yasal limit olan %40’a veya %43’lere çekiliyor.

Yine su eklenmiş fakat tek bir fıçıdan çıkan viskileri ise, “single cask” veya “single barrel” ibareleri ile anlayabilirsiniz. Cask strength, fıçı gücü demek, fıçıda geçirdiği uzun sürelerden sonra direkt şişeye giren viskiler demek.



Bunu yapan birçok damıtımevi var ancak Türkiye’de satışta yoklardı maalesef. Aberlour ile bu eksikliği gidermiş olduk.

Aberlour, İskoç bir Speyside viskisi. Spey Nehri ile Lour Nehri arasında konumlanmış bir damıtımevine sahip. Her ne kadar Türkiye’de 12 ve 16 yıllık ekspresyonlarını bulsak da, 10 yıllık, 15, 18 ve 30 yıllık eskpresyonları ile viski dünyasının çok üst düzey damıtımevlerinden biri. Geçtiğimiz günlerde, bu serinin tek fıçı gücündeki viskisi A’Bunadh ile tanışma şansım oldu.

İsmi Keltçe dilinde “orjinal” “köken” anlamını taşıyor. Bu da aslında fıçı gücü bir şişe için çok hoş bir tanımlama. Başından sonuna dek, İspanyol Olorosso şeri fıçılarında dinlendiriliyor.

Başta Amerikan veya Fransız meşe fıçı, sonra şeri fıçısı değil.

Bu özelliği bizler The Macallan’dan hatırlayabiliriz. Koyu kehribar, çok zengin bir rengi var. Daha dur damağa gelmedin demeyin lütfen, rengi o kadar zengin ki, kokladığınız anda burnunuzda Bach’ın Brandeburg Konçetroları’nın çalabileceğini anlıyorsunuz.

“Bu renk” diyor size, “yaşayacağın şölenin giriş kapısı.”

Ağızda, fıçıdan gelme o hafif tatlı notaları hemen hissettiriyor. %59 alkollü bir viskinin bu derece muazzam bir damağa sahip olması takdire şayan. Benim içtiğim batch no 53'ü. Sanıyorum Türkiye'de satılmaya başlayan batch no 60 ve %60.1 alkol oranına sahip. Henüz onu denemedim ancak kalitesinden eminim.

Sentetik alkol kokusunu asla almıyorsunuz. Meşe, vanilya, çürük vişne, marmelat ve kuyu karısı notaları aldım ben.

Hatta ev yapımı o muazzam hoşafların birkaç gün dolapta bekledikten sonra olgunlaşması vardır ya, işte o kokular size bir bayram yaşatıyor lezzetleri ile. Bitiş uzun, ilk defa bitişte biraz alkolü hissediyorsunuz. “Nereye geldim ben?” der ya insan bazen, işte bitişte diyorsunuz onu.

Uzun, sıcak ve nefesinizi verdiğinizde sanki Viyana’nın en ünlü tatlıcısından bir parça pasta yemişsiniz gibi hissetiriyor.

Bu viskiyi, batch’lere göre değişse de lütfen sadece %59.7, %60.1 alkollü olduğu için almayın. Bu viskiyi, size yaşatacağı konserler için alın. Siz duyamayacaksınız belki ama burnunuz ve damağınız size “yahu şu geçenki grup neydi, yine gidelim o konsere” diyecek.

Slainte,

Ozan
info@viskigurme.com
2017 © ViskiGurme